05 Mayıs 2026

4. Uluslararası Tıp Öğrencileri Sempozyumu, Mavi Salon’da Yapılan Açılış Programı ile Başladı

Dünyanın farklı ülkelerinden temsilcilerin katılımıyla Üniversitemiz ev sahipliğinde gerçekleştirilen 4. Uluslararası Tıp Öğrencileri Sempozyumu, Mavi Salon’da düzenlenen açılış programı ile başladı.

Sempozyum açılış programına Tıp Fakültemiz Dekanı Prof. Dr. Esra Dilek Keskin, Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Atike Tekeli Kunt, Tıp Fakültesi Hastanemiz Başhekimi Prof. Dr. Turgut Deniz, Yahşihan İlçe Sağlık Müdürü Fatma Sönmez, Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Dr. Gulnara İlyassova, akademik ve idari personelimiz ile Tıp Fakültesi öğrencilerimiz katıldı. 

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, Prof. Dr. Erkan Yurtçu’nun “Cumhuriyetin İkinci Yüzyılında Türkiye’de Tıp Eğitiminin Geleceği İçin Hedefler” konulu açılış konuşması ile devam etti.
Prof. Dr. Erkan Yurtçu, “Sevgili ailem, ben emekliyim ama aktif olarak çalışmaya devam ediyorum. Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesinin kalbimdeki yeri bambaşka. Bunu öncelikle söylemek istiyorum. Bu sempozyumumuzu Cumhuriyetin 100. yılında yapmaya başladık. Bugün dördüncüsünü yapıyoruz ve burada konuşmacı olarak bulunmak benim için duygusal bir an. Davetiniz için teşekkür ederim. Her yıl daha iyiye giden bir sempozyum olduğuyla ilgili hiçbir şüphem yok. Çünkü burası sağlam temeller üzerine kurulmuş ve hedefleri olan bir Tıp Fakültesi. Bugünkü konuşmam özellikle öğrenciler için. Bulunduğunuz kurumun kıymetini bilmenizi istiyorum. Fark edemeyebilirsiniz, göremeyebilirsiniz ama bulunduğunuz kurum, çok nadide bir kurum. Bunu anlayacaksınız ve göreceksiniz. Umarım çok geç kalmadan anlamış olursunuz. Bugün size 'Cumhuriyetin İkinci Yüzyılında Türkiye’de Tıp Eğitiminin Geleceği İçin Hedefler' isimli sunumu yapacağım. Bu sunum, Tıp Eğitimi Programlarını Değerlendirme ve Akreditasyon Derneğinin (TEPDAD) hazırlamış ve sayfasında yayınlamış olduğu bir sunum. Ben bu çalışmayı sizlerle paylaşacağım ve paylaşırken de önemli noktaların altını çizip bir de Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesinin profilini çizmek istiyorum. Son 30-40 yılda dinamikler iyice değişti. Teknoloji çok hızlı bir şekilde gelişti. Siz, cep telefonu ve bilgisayar (cellphone, computer) kullandığınız, ilgili ve bağlantılı (connected) olduğunuz için ‘C kuşağı’ olarak anılıyorsunuz. Son 10 yılda eğitim ve iletişim teknolojileri de bambaşka seviyeye ulaştı. Bilginin yarılanma süresi saniyelere, nanosaniyelere inmeye devam etti. Peki, mevcut tıp eğitimi nasıl olacak? Mevcut tıp eğitimi de bu gelişime bir uyum geliştirmek zorunda. Tıp eğitimi bir yandan da toplum gereksinimlerine cevap vermelidir. Tıp eğitiminin, bu yönden kapasitesini geliştirmesi gerekiyor. Önümüzde bunun için birtakım fırsatlar var. Deprem ve pandemi nedeniyle okuldan uzaklaşmak zorunda kaldık. Bu da bizim için aslında mevcut paradigmanın değişik bir şekilde ele alınmasını gerektiren süreçlerle her an karşılaşabileceğimizi gösterdi. Bizim anlık refleksler geliştirmemiz gerekiyor. Bunu geliştirirken de kurumsal özelliklerimizi kaybetmememiz gerekiyor. Çekirdek Eğitim Programı’nın (ÇEP) %99’unu alıyorsunuz. Sevgili öğrenciler, okuduğunuz müfredatın ne olduğunu görmek için ÇEP’in ne olduğuna mutlaka bakın. Yeterliliğe dayalı bir tıp eğitimine doğru ilerlemek durumundayız. Becerileri ön plana alarak dönem 1 ve 2’de sizleri beceriler konusunda donatmamız gerekiyor. Böyle yapmalıyız ki kliniğe gittiğinizde rahat olun, yeterliliklerinizi kolayca kullanın. Yaşam boyu öğrenmek için buradasınız. Toplumsal sorumluluk faaliyetlerimizi ve iş birliklerimizi daha ileri seviyelere taşımalıyız. Bu konuda Üniversitemiz iyi bir konumda. Bu gibi faaliyetler, sizleri mezuniyet sonrasına hazırlıyor. Rastlantısal şekilde görüştüğüm Tıp Fakültemiz mezunlarından buradaki eğitimin ve sosyal sorumluluk projelerinin ne kadar kıymetli olduğunu öğreniyorum. Uzun yıllardır tıp eğitimi veriliyor ve bundan sonra da verilecek. İlk başta aldığınız tıp eğitimi tabii ki şimdiki ile aynı olmayacak. Bu anlamda TEPDAD, 10 hedef belirledi. Bu hedefler; tıp eğitiminde sürekli nitelik gelişimi, doğa ve insan odaklı tıp eğitimi, sosyal güvenilir tıp eğitimi, yalın ve yaşamın içinde tıp eğitimi, tıp eğitiminin yönetiminde profesyonellik ve liyakat, tıp eğitiminde teknolojinin akılcı kullanımı, tıp eğitimi ortamlarında herkes için tam iyilik halinin sağlanması, birlikte çalışma ve iş birlikleri, herkes için sürekli gelişim ve toplum için bilim hedefleridir.” dedi.

TEPDAD’ın hedefleri ve akreditasyonun kazanımları hakkında kapsamlı açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Erkan Yurtçu, “Yeterliliklere ulaşmak sizin hakkınız gençler. Tıp eğitimini bu yönde zorlayın. Neye ihtiyacınız olduğunun farkında olun ve isteyin. Siz isteyin ki, Dekanlık müfredatı güncellesin. Siz istemezseniz, her şeyin yolunda olduğu düşünülür. Teşekkür ederim.” diyerek konuşmasını tamamladı.
Program, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Esra Dilek Keskin’in konuşması ile devam etti.
Prof. Dr. Erkan Yurtçu’nun Tıp Fakültemize ve Tıp Fakültemizdeki akreditasyon çalışmalarına önemli katkıları olduğunu belirten Prof. Dr. Esra Dilek Keskin, “Erkan Hocamıza teşekkür ederim ve hayat boyu başarılar dilerim. Uluslararası katılımlı sempozyumumuzda sizlerle tanıştırmak istediğim kıymetli bir konuğumuz var: Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Gulnara İlyassova. Kendisi Orhun Değişim Programı kapsamında Kazakistan’dan geldi. Yahşihan İlçe Sağlık Müdürü Fatma Sönmez Hocamız, konuğumuza eşlik ediyor. Özbekistan’da bulunan Zarmed Üniversitesinden de dört öğrenci, video konferans yoluyla sempozyumumuza katılacak. Aynı zamanda Kosova, Endonezya ve Bosna Hersek’ten de sempozyumumuza katılımlar var. Sempozyumda pek çok öğrencimizin çalışması var. Biliyorsunuz ki Bilim İnsanı Koridoru Koordinatörlüğü aracılığıyla sempozyumumuzu düzenliyoruz. Bilim İnsanı Koridoru Koordinatörü Atike Hocamız başta olmak üzere emeği geçen hocalarımıza en derin teşekkürlerimi sunuyorum. Bu kazanımlar onların sayesinde oldu. Dönem 1’de 201 öğrenci olarak hocalarınızla beraber bazı konularda tartıştınız ve sunumlar yaptınız. Bilim İnsanı Koridoru kapsamında yaptığınız bu çalışmalar, akademik camiaya ilk adımlarınızdı. Dönem 2’de bulunan 196 öğrencimiz 30 posterle sempozyumumuza katkı sağladılar. Dönem 3’teki 208 öğrencimiz de gruplar halinde 40 sözlü sunum yapacak. Onları zevkle dinleyeceğiz. Sempozyum boyunca hepinizin birbirinizin çalışmalarından faydalanacağını, vizyonunuzun gelişeceğini ve size katkılar sunacağını düşünüyorum.” dedi.
Öğrencilerimizin akademik, mesleki, sosyal ve kültürel gelişimlerinin yanı sıra genel iyilik hâllerinin korunmasına yönelik Tıp Fakültemizde yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Dekan Prof. Dr. Esra Dilek Keskin, “Burada geçirdiğiniz her dönem, burada edindiğiniz her bilgi çok kıymetli ve değerlidir. Sunumlar yapmanız, arkadaşlarınızın sunumlarını dinlemeniz ve yorumlamanız, çok değerli ve anlamlıdır. Bunu ilerleyen yıllarda daha iyi anlayacaksınız. Bilgi paylaşımıyla dolu, faydalı bir sempozyum olmasını dilerim. Hepinize başarılar dilerim.” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından program, Prof. Dr. Serdar Gül ve Tıp Fakültesi öğrencimiz Sevgi İrem Durtuluk’un moderatörlüğünde yapılan açılış oturumu ile devam etti.

İnteraktif bir şekilde gerçekleşen oturumda sunumlar yapan öğrencilerimiz, kendilerine yöneltilen soruları cevapladı. 

Üç gün sürecek olan sempozyumda 40 sözlü sunum ve 30 poster sunumu yapılacak.

Bosna Hersek-Tuzla Üniversitesi, Endonezya Gadjah Mada Üniversitesi, Özbekistan Zarmed Üniversitesi ve Kosova’daki paydaş üniversiteler başta olmak üzere farklı ülkelerden tıp öğrencilerinin katılımıyla yapılan sempozyum, genel değerlendirme ile sona erecek.