11 Mayıs 2026

Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yüksel Özgen Üniversitemizde Öğrencilerle Buluştu

BESST-İVAL ’26 etkinlikleri kapsamında Üniversitemizde “Türk Tarih Kurumu ve Faaliyetleri” konulu söyleşi düzenlendi. Üniversitemiz İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi tarafından düzenlenen etkinlikte, Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yüksel Özgen öğrencilerle bir araya geldi. Yahya Kemal Salonu’nda düzenlenen etkinliğe Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Erol Yılmaz, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Abdussamed Yeşildağ, akademik ve idari personelimiz ile öğrencilerimiz katıldı.


Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan program, Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Müjdeci’nin açılış konuşması ile devam etti. Prof. Dr. Mustafa Müjdeci, “Kırıkkale Üniversitesi Tarih Bölümü olarak bugün yalnızca bir protokol ziyaretine değil, aynı zamanda mesleğimizin en yüksek temsil makamlarından birisiyle gerçekleştirilecek çok kıymetli bir buluşmaya ev sahipliği yapıyoruz. Cumhuriyetimizin en köklü kurumlarından biri olan ve tarih hafızamızın en önemli emanetçilerinden sayılan Türk Tarih Kurumu’nun değerli Başkanı Prof. Dr. Yüksel Özgen’i aramızda görmekten büyük bir onur ve mutluluk duyuyoruz. Sayın Başkanımızın hem kıymetli bir akademisyen hem de Cumhuriyetimizle neredeyse yaşıt bir kurumun başkanı olarak bizlerle paylaşacağı perspektifin; özellikle genç tarihçilerimize ve tarihçi adaylarımıza önemli katkılar sunacağına inanıyoruz. Bu düşünceyle böyle anlamlı bir organizasyonu gerçekleştirmiş bulunuyoruz.” diye konuştu.

Türk Tarih Kurumunun kuruluş süreci, faaliyet alanları ve Türk tarihine yönelik bilimsel çalışmaları, Türk tarihinin araştırılması, korunması ve gelecek nesillere aktarılması noktasında kurumun yürüttüğü projeler hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Yüksel Özgen, “Böylesine güzel bir bahar gününde sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Hepinizi saygıyla ve sevgiyle selamlıyorum. Bugün buraya gelirken 32 yıl öncesini hatırladım. 1994 yılında Kırıkkale Üniversitesi Tarih Bölümünde araştırma görevlisi olarak göreve başlamıştım. O dönem bölümümüz şehir merkezindeki belediye binasındaydı. Daha sonra bugün içinde bulunduğumuz kampüse taşındık. O zamanlar kampüste yalnızca eski cezaevi binası vardı. Şimdi ise çok büyük bir üniversite yerleşkesi oluşmuş durumda. Zaman gerçekten çok hızlı geçmiş. Bu nedenle bugün burada bulunmak benim için yalnızca bir konferans değil, aynı zamanda bir vefa görevidir. Ben Çorum’un Bayat ilçesine bağlı küçük bir dağ köyünde doğdum. Cumhuriyet’in sunduğu fırsat eşitliği sayesinde bir köy çocuğunun akademide ve devlet kurumlarında görev alabilmesi, Cumhuriyet’in en önemli kazanımlarından biridir. Türk Tarih Kurumu Başkanlığı gibi görevler kişisel çabanın yanında devletimizin takdiriyle verilen sorumluluklardır. Bizler de bu görevleri gençlerimiz ve ülkemiz adına en iyi şekilde yürütmeye çalışıyoruz. Türk Tarih Kurumu bu yıl 95. kuruluş yılını kutladı. 1931’de Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan kurumumuz; tarih, arkeoloji, sanat tarihi, coğrafya ve sosyal bilimlerin birçok alanında çalışmalar yürüten önemli bir bilim kurumudur. Atatürk’ün vefatından önce maddi mirasını Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumuna bırakmış olması da kurumumuz açısından çok anlamlıdır. Özellikle siz gençler için sunduğumuz imkânlardan bahsetmek istiyorum. Şu anda Türk Tarih Kurumunun yaklaşık 860 bursiyeri bulunuyor. Bu burslar yalnızca tarih bölümü öğrencilerine değil; bilgi ve belge yönetimi, coğrafya, sanat tarihi, uluslararası ilişkiler, arkeoloji, hukuk ve siyaset bilimi gibi pek çok alana yönelik veriliyor. Lisans burslarımız üniversite başarı sıralamasına göre veriliyor. Ayrıca bölüm birinciliği burslarımız da var. Yüksek lisans ve doktora burslarında ise mülakat yapıyoruz. Burada bizim için önemli olan öğrencinin başarısı ve çalışacağı alandır. Ben her zaman şunu söylüyorum: Başarılı bir öğrenci için Türk Tarih Kurumu uzun yıllar sürebilecek güçlü bir akademik destek sunuyor. Lisansla başlayan bu destek, yüksek lisans, doktora ve doktora sonrası programlarla uzun yıllar devam edebiliyor. Özellikle gençlerimizin burs ilanlarımızı yakından takip etmelerini tavsiye ediyorum. Bunun yanında staj programlarımız da var. Türk Tarih Kurumunda staj yapmak isteyen öğrencilerimize özellikle kütüphane ve arşiv birimlerimizde imkân sağlamaya çalışıyoruz. Ayrıca öğrencilerimiz için gezi programları düzenliyoruz. Çünkü tarih yalnızca sınıfta öğrenilmez; yerinde görmek ve hissetmek gerekir. Gençlerimizin sosyal medya hesaplarımızı da takip etmelerini özellikle istiyorum. Çünkü sadece kurum faaliyetlerini değil; tarihî belgeler, kısa videolar, kitap tanıtımları ve özel günlere ilişkin içerikler de paylaşıyoruz. Yakında ‘Dijital Tarih Akademisi’ adlı yeni platformumuzu da hizmete açacağız. Burada Osmanlı Tarihi, Cumhuriyet Tarihi, Selçuklu Tarihi ve Genel Türk Tarihi gibi alanlarda seminer videoları yer alacak. İzleyen öğrencilerimize dijital sertifika da verilecek. Bir diğer önemli çalışmamız ‘Arşiv ve Tarih Sözlüğü’ projesidir. Araştırmacılar için kapsamlı bir dijital başvuru kaynağı oluşturuyoruz. Yayın faaliyetlerimiz de bizim için çok önemli. 1931’den bugüne yaklaşık 2500 kitap yayımladık. Ancak son dönemde özellikle gençlerin daha rahat okuyabileceği eserler hazırlamaya başladık. Bu kapsamda ‘Türk Tarihinden 100 Kitap’ projesini başlattık. Sultan Alparslan’dan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, Malazgirt’ten Çanakkale’ye kadar Türk tarihinin önemli şahsiyetlerini, şehirlerini ve olaylarını anlatan eserler yayımlıyoruz. Bu kitapların öğrencilerimizin ulaşabileceği fiyatlarda olmasına özellikle dikkat ediyoruz. Ayrıca yeni bir Osmanlı Tarihi projesi yürütüyoruz. Yaklaşık 20 ciltlik kapsamlı bir çalışma hazırlanıyor. Bunun yanında Selçuklu ve Beylikler dönemi üzerine de yeni çalışmalar devam ediyor. Türk Tarih Kurumu Kütüphanesi ise Türkiye’nin en önemli ihtisas kütüphanelerinden biridir. Yaklaşık 270 bin ciltlik büyük bir koleksiyonumuz bulunuyor. Son yıllarda arşiv belgelerimizi ve nadir eserlerimizi dijital ortama aktararak araştırmacıların erişimine açıyoruz. Pandemiyle birlikte kütüphane kullanım alışkanlıkları değişti. Fizikî kullanım azalsa da dijital erişim ciddi şekilde arttı. Araştırmacılar artık birçok kaynağa uzaktan ulaşabiliyor. Son olarak şunu ifade etmek isterim: Evet, bugün sosyal bilimlerde rekabet daha yoğun. Mezun sayıları arttı, şartlar zorlaştı. Ancak hâlâ inanıyorum ki insan çalışır, kendisini geliştirir ve belirli bir alanda uzmanlaşırsa mutlaka bir yol açılıyor. Özellikle yabancı dil artık çok önemli. Rusça ve Çince gibi alanlarda ciddi ihtiyaç bulunuyor. Bu nedenle gençlerimizin kendilerine yatırım yapmaları gerekiyor. Şartların zor olduğunu biliyoruz. Gençlerin yaşadığı ekonomik ve sosyal sıkıntıları görüyoruz. Ama bütün bunlara rağmen çalışmaya devam etmek gerekiyor. Çünkü geleceği belirleyecek olan şey hâlâ emek, bilgi ve gayrettir.” şeklinde konuştu.









Etkinlik, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Erol Yılmaz’ın Prof. Dr. Yüksel Özgen’e ebru tablo takdim etmesiyle sona erdi.